Yeni Atölye: Yaratıcılığı Geliştirmek…

Bu kez başka… Bu kez başka bir şey yapacağız. Yaratıcı Okurluk’ta harflerin tarihinden dünyayı değiştiren kitaplara dek gidip yazmaktan neredeyse hiç bahsetmediğimiz katılımcılarımızla bu kez birlikte yazacak, yazı üzerine konuşacak, yazının nasıl yazılacağını değil (ki onu bilen kim var acaba) nasıl…

Yaratıcı Okurluk, Aralıkta İstanbul’da, Ocakta İzmir’de…

“Yaratıcılık, titizlikle düşünülmüş taklitlerden başka bir şey değildir.” – Voltaire Benzerlerinden çok daha farklı içerikle, Türkiye’de ilk kez Gümüşlük Akademisi – İstanbul Arnavutköy’de gerçekleştirilen, daha önce Antalya, Ankara, İzmir ve Eskişehir’de yoğun ilgiyle karşılanan Yaratıcı Okurluk Atölyesi, bugüne dek 600…

40 yaşıma!

40 kırk, ardıymış dağın, henüz eteğine varmadım kırk diye mesela, karanlık bir çatı merdiveni en azından masaldı kırk, çok geç anladım aşk neredeydi, oteller nerede; kırktım artık, İsmet Özel bu yaştayken oldu her şey bense en azından, hâlâ buradaydım bir…

Nar Küçükken…

Nar küçükken kirpikleriyle bakıyor uyurken yıldızlara Nar küçükken salıncakta kuğu seviniyor çocuklara Nar küçükken biraz kalıyor tabağında azıcık da yoksullara Nar küçükken deli dolu bir gül dalı dalıyordu bulutlara Nar küçükken her şey küçüktü, dünya uzanıyor uzaklara Nar küçükken büyüyor,…

0. Merhaba

  Birinci bölümü çok uzun sürmüştü, bir yıl civarında. Ne olacağını bilemiyordum çünkü. İkinci bölüm başladığında arka odada, daha Nar üç günlüktü. Aslında öncesi de var ama o kadarını saymıyorum, yoksa on yıl eder, ezilirim altında. Sonrası o kadar hızlı…

İpekli Mendil Röportajı…

Yazıyla geçen bir gününüz nasıl geçer? Nasıl programlarsınız? Aslında az ama sık çalışırım yazıya… Şöyle aktarayım. Gün benim için altı buçuk gibi başlar. Sabah insanıyımdır, gece ancak dizi, sinema izleyebiliyorum. Tartışma programı vs gibi çukurlara düşmeyeli üç yıl oldu, rahatım.…

Gece Güzelliği, Kitap Eki Röportajı

Öncelikle daha kişisel bir soru ile başlayalım. Onur Caymaz kimdir? Onu yazmaya iten şey nedir? İnanın tam bilmiyorum, kimimdir, sezgisel… Kim olduğunu arayan biri diyelim. Bazen yazı yazan gölge, bazen düzeltmen, bazen editör, bazen kıyı kasabasında vahşi, bir insan nedir,…

başıma bir şey gelmeyecekse…

Başıma bir şey gelmeyecekse aşırı Didem Madak sevgisinden sıkıldım mesela, şairlerin Türkiye’de ölmeden, ölünce de gerektiği gibi fark edilmemesinden sıkıldım. Neden olmasın, sıkılamaz mı insan, böyle bir hakkı yok mu? En azından şimdilik var, değil mi; tamam işte, o hakkı…

Yaz Tarifesi, Yeniden…

On yıl olmuş. Gencecik bir adamın, hayatın orta yerinde birden yapayalnız kalışının şiirleri.. Baktığımda şimdi ne çok ben, baktığımda şimdi, ben değilmişim gibi… Her şey burada yazılıdır… Yaz Tarifesi, 2. kez…   * “yaz. sakız reçeli. tren penceresi. kırmızı gömlek.…

Geçip Giden Yaz İçin Övgü

  yaz bitti sevgilim anneler güzelliğini hatırlar babalar düştükleri yeri çocukların sende mavi pencere bende kırmızı kapı ne yapalım böyle, gitti çarşıda askerler, çorbacılar ferah perdede titreşen acemi şarkı alıngan vapurlarla yaldızdan kasımpatı kelimeler bile bitti, söylenmemişti suların genci bitti,…

Gece Güzelliği, Yeniden…

Yedi yıl sonra, üçüncü baskı. Öyle yüzbinlere ulaşmadı, öyle bir ayda otuz baskılar falan… Öyküler değil üstelik bunlar, hikâyeler. Anlatı ya da metin de değiller, yazılar bunlar… Alnımıza, içimize, bir yerimize yazılmış olanlar. Anlatmasaydım delireceğim değil, anlatmazsam ölürdüm diyeceklerim. Zaten…

Mayıstı

  15 Mayıs hem de. Demek neredeyse yaza gidiyoruz, aklımda kırlangıçlar, reçel kavanozları, bir aşk hikâyesi, çağıltılı. Çünkü bağışlayacaktı herkesi, mayıstı. Sevgilisini havalimanından yolcu edip hiçbir şey olmamış gibi kaskatı geri dönüyor. Merdivenler; asansöre binmeden, yürüyen banda hiç takılmadan metroya…

Veli’nin oğlu…

Veli’dir… Veli’nin oğluyum der şiirinde. Uçak kiralayıp Bizans eskisi bu şehrin tepesine şiir yazılı kâğıtlar atmak, rakı şişesinde balık olmak isteyen; biraz patlak gözlü, çok zayıf, deli adam. İçindeki diğer şairin adı Mehmet Ali Sel, çevirmense Adil Han (Adilhan’da askerlik…

Yarın, Savaşta!

tartışmıyorum ayın güzelliğini seninle kör nakkaş mürekkepte boğuldu dün çekilip gitti güzden kuru saçaklar keskin beyaz bıçaklar geldi birden vadide, sisler içinde baş eğdi kule delip geçildi kumaşı gökyüzünün kara tutuşmuş servi ağırbaşlı ihtiyar salgınlar başladı ve gencecik ve yeniden…

Onur Caymaz – Suat Duman, Edebiyat Üzerine…

S. DUMAN: Bir dönemin dergiciliğinde veya edebiyat dünyasında yazarlar bir masa etrafında oturup konuşuyorlardı, güdümlü bir söyleşi tarzı değildi, edebiyatçı sohbetleri vardı. Uzun süredir bunlardan epey uzak bizim yayıncılığımız; öyle olsun istiyorum, sohbet edelim. Bu gelenek kitap ekinde olur veya…

Nar Küçükken…

  Nar küçükken kirpikleriyle bakıyordu uyurken yıldızlara   Nar küçükken salıncakta bir kuğu seviniyordu çocuklara   Nar küçükken biraz kalıyordu tabağında az bir şey de yoksullara   Nar küçükken deli dolu bir gül dalı dalıyordu bulutlara   Nar küçükken her…