Yaratıcılığı Geliştirmek – 4, Nisan Dönemi

Bu kez başka… Bu kez başka bir şey yapacağız. Yaratıcı Okurluk’ta harflerin tarihinden dünyayı değiştiren kitaplara dek gidip yazmaktan neredeyse hiç bahsetmediğimiz katılımcılarımızla bu kez birlikte yazacak, yazı üzerine konuşacak, yazının nasıl yazılacağını değil (ki onu bilen kim var acaba) nasıl…

Yaratıcı Okurluk Mart Programları…

“Yaratıcılık, titizlikle düşünülmüş taklitlerden başka bir şey değildir.” – Voltaire Benzerlerinden çok daha farklı içerikle, Türkiye’de ilk kez Gümüşlük Akademisi – İstanbul Arnavutköy’de gerçekleştirilen, daha önce Antalya, Ankara, İzmir ve Eskişehir’de yoğun ilgiyle karşılanan Yaratıcı Okurluk Atölyesi, bugüne dek 700’e…

Herkes Yalnız, üçüncü baskı…

Hep aynı geçen günlerin ortasında, 2015 kışında, artık yazamadığım Sıfır’ın zaten berbat bir kitap olduğunu, altından kalkamayacağımı düşündüğüm, bir tanem Aslıhan Türel’in bana arada derede bir gün Yeniköy’de rakı içerken anlattığı çok can yakıcı bir hikâyenin peşine düşmüştüm… Öyle başladı…

“Hayatın Yaratıcı Gücü Çıkmazdan Doğar…”

Neden “Sıfır” diye çok sordular sana söyleşilerde. Ben soruyu onunla sınırlamak istemiyorum. İlhan Berk “harfler gibi bireylerdir sayılar, biçimleri de adlarıdır” diyor. Sıfırın içine her şeyi alması, yutan bir sayı olması; herhangi bir edimle yan yana yazıldığı zaman, biçim olarak…

Geçen, yıllar olsun…

Ayakkabı boyatmaktan hiç hoşlanmam. Ne o öyle lord gibi; bir ayağını büküp adamın sandığına koyarsın, öteki ayağında haşmet, hani bir de ellerin belinde olsa tam olacak! Kralları sevmem, onların uşakları olur, bizimse dostlarımız… Hiç tanımadığım birinin, ekmek parası için karşımda…

kış için gece müzikleri

1 bizden doğacak küçüğün masalını yazarken haç oluyor kilisenin çatısında martı ile rüzgâr 2 üst üste orta kahve, şiir, çay, ıhlamur sana durdum gecelerce annesiz, yalansız 3 değmez diyordum, söz vermiştim kendime bir daha şiir yazmayacaktım hiçbir kadına 4 en…

Sıfır…

* Çünkü uzun zaman, geceleri hep erkenden yattım. Çünkü hiç sevmiyordum, çok seviyordum çünkü. Çünkü kadınlar yollardan geçerken bana bakıyorlardı ve memelerini birbirinden ayıran çizgide ışıltılar vardı. Çünkü herkes, tüm kitapları okumuştu, herkes her şeyi biliyordu, bana okunacak bir şey…

40 yaşıma!

40 kırk, ardıymış dağın, henüz eteğine varmadım kırk diye mesela, karanlık bir çatı merdiveni en azından masaldı kırk, çok geç anladım aşk neredeydi, oteller nerede; kırktım artık, İsmet Özel bu yaştayken oldu her şey bense en azından, hâlâ buradaydım bir…

Nar Küçükken…

Nar küçükken kirpikleriyle bakıyor uyurken yıldızlara Nar küçükken salıncakta kuğu seviniyor çocuklara Nar küçükken biraz kalıyor tabağında azıcık da yoksullara Nar küçükken deli dolu bir gül dalı dalıyordu bulutlara Nar küçükken her şey küçüktü, dünya uzanıyor uzaklara Nar küçükken büyüyor,…

0. Merhaba

  Birinci bölümü çok uzun sürmüştü, bir yıl civarında. Ne olacağını bilemiyordum çünkü. İkinci bölüm başladığında arka odada, daha Nar üç günlüktü. Aslında öncesi de var ama o kadarını saymıyorum, yoksa on yıl eder, ezilirim altında. Sonrası o kadar hızlı…

İpekli Mendil Röportajı…

Yazıyla geçen bir gününüz nasıl geçer? Nasıl programlarsınız? Aslında az ama sık çalışırım yazıya… Şöyle aktarayım. Gün benim için altı buçuk gibi başlar. Sabah insanıyımdır, gece ancak dizi, sinema izleyebiliyorum. Tartışma programı vs gibi çukurlara düşmeyeli üç yıl oldu, rahatım.…

Gece Güzelliği, Kitap Eki Röportajı

Öncelikle daha kişisel bir soru ile başlayalım. Onur Caymaz kimdir? Onu yazmaya iten şey nedir? İnanın tam bilmiyorum, kimimdir, sezgisel… Kim olduğunu arayan biri diyelim. Bazen yazı yazan gölge, bazen düzeltmen, bazen editör, bazen kıyı kasabasında vahşi, bir insan nedir,…

başıma bir şey gelmeyecekse…

Başıma bir şey gelmeyecekse aşırı Didem Madak sevgisinden sıkıldım mesela, şairlerin Türkiye’de ölmeden, ölünce de gerektiği gibi fark edilmemesinden sıkıldım. Neden olmasın, sıkılamaz mı insan, böyle bir hakkı yok mu? En azından şimdilik var, değil mi; tamam işte, o hakkı…

Yaz Tarifesi, Yeniden…

On yıl olmuş. Gencecik bir adamın, hayatın orta yerinde birden yapayalnız kalışının şiirleri.. Baktığımda şimdi ne çok ben, baktığımda şimdi, ben değilmişim gibi… Her şey burada yazılıdır… Yaz Tarifesi, 2. kez…   * “yaz. sakız reçeli. tren penceresi. kırmızı gömlek.…

Geçip Giden Yaz İçin Övgü

  yaz bitti sevgilim anneler güzelliğini hatırlar babalar düştükleri yeri çocukların sende mavi pencere bende kırmızı kapı ne yapalım böyle, gitti çarşıda askerler, çorbacılar ferah perdede titreşen acemi şarkı alıngan vapurlarla yaldızdan kasımpatı kelimeler bile bitti, söylenmemişti suların genci bitti,…

Gece Güzelliği, Yeniden…

Yedi yıl sonra, üçüncü baskı. Öyle yüzbinlere ulaşmadı, öyle bir ayda otuz baskılar falan… Öyküler değil üstelik bunlar, hikâyeler. Anlatı ya da metin de değiller, yazılar bunlar… Alnımıza, içimize, bir yerimize yazılmış olanlar. Anlatmasaydım delireceğim değil, anlatmazsam ölürdüm diyeceklerim. Zaten…