Kategori: BirGün Yazıları

BirGün gazetesi pazar ekinde yayımlanan köşeyazıları

Meksika Sınırı’ndan Aksaray’a

İsmail Kılıçarslan’ı bildin mi? Barış Atay’a Yeni Şafak’tan faşist diye söven arkadaş. Onu anlatayım. On beş yıl önce Kırklar dergisinde görünürdü. İkinci sınıf şair; şiirlerini alt alta değil de yan yana diz, düzyazı… Octavio Paz, iyi şiir için üç öğe…

TÜRK SOLU DERGİSİ NASIL KURTULUR

Türk Solu deyince, bir de Fransız solu var demek, diye düşünüyor insan… Öyle ya, Türk solu varsa neden olmasın; Ermeni solu da var, hatta Kürt solu da… Ahmet Kaya’nın o şarkısı ne güzeldi: “Göğsüm daralıyor, yüreğim kanıyor, olmasaydı sonumuz böyle.”…

SOL

Sol, ilkokulda sıra arkadaşın henüz sökemediği için, okumayı bildiğin halde, bilmiyormuş gibi davranmandır. Bilgi, ezmek değil, değiştirmek içindir çünkü. Hepimizin anımsayacağı, notaları öğreten o neşeli çocuk şarkısında, kafiyesi “papatyalı bir yol”a düşendir sol; demek ki bahar. Öyle ya, kışın sonudur…

Nâzım Hikmet Memlekettir, Rahat Olsun Sayın Vekil

AKP’li vekilimiz, pardon benim vekilim değil, AKP’lilerin vekili Selçuk Özdağ, Nâzım Hikmet’in naaşının, Kurtuluş Savaşı vermiş Türkiye’nin topraklarını kirleteceğini buyurmuş. Bütün ülkelerin bir şeylerden kurtuluş savaşı verdiği malumdur, burasını geçiyorum. Toprakların kirlenmesi bahsine gelelim. Aynı kirli ağızların yüz yıldır kullandığı…

Asıl Cinayet Aşktır Başkanım, Kürtaj Değil…

Kadın bedeni üzerinden ahkam kesen tüm liberal, islamcı zevata, Ek olarak Reşat Çalışlar’a Kürtaj tabii ki cinayet değildir sayın başkanım… Asıl cinayet siyasal partilerdir. Asıl cinayet açık oturumlarda işlenir. Ticarettir asıl cinayet, sanayidir. Asıl cinayet her sabah birçok gazetenin kirli…

İzmir’in En Eski Adamı – Tarık Dursun K.

İlk nasıl bulduğumu anımsamıyorum. Ne zaman okudum. Sıcak bir yaz günü, bütün balkonlar açık, serin serin satırlar. Ağaçlar Ayakta Ölür. Kısacıktı. Çarpmıştı. Bütün iyi romanlarda olduğu gibi, hep aynı sürüklenişle peşinden gidiyordum. Sonra bir gün bir sahafta Ömrüm Ömrüm’ü buldum.…

Bir Garip Sabahattin Ali

           Siz de bilirsiniz değil mi o türküyü? Hani bazen Beyoğlu’nun tozlu bir sokağından geçerken içerisi sigara dumanından görünmez olmuş bir türkü barın çiğ ışıklarının arasından ya da yolunuz küçük esnafın bulunduğu sanayi sitelerine düştüğünde bir…

12 Eylül’e Dokunma!

Ey tarih, ey zaman! Kim kimi neyle yargılarken; kim, kimin hesabını, kimden soruyor! En genişinin eni 0,6 metre, boyu 0,4 metre, en yükseği 1,5 metre olan tabutluklarda, insanı yaşarken bir ölüye dönüştürüyorlardı. Çoklarını ekmek su vermeden bu Amerikan icadı işkence…

16 Mart 1978 İçin 7 Ah!

Hayata karşı söylenecek sözlerim vardı. Turan Ören ben. Taylan Özgür ben. Deniz Gezmiş, Erdal Eren, Yusuf Aslan, Mahir Çayan. Bu ülkenin bütün güzel çocukları,  ‘ben’. Artık ellerim vapurlar değil benim, ellerim uzaklar değil. Ellerim ablamın bana ördüğü atkının sıcağında değil…

Söyle Katil: Yanarak Tükenir mi?

Hiç unutmuyorum. Yeşil kumaş kaplı koltukların insafı yoktur çünkü. Saksılarda kimi tozlu, su verilmemiş çiçeklerin acıması olmaz. Tül perdelerin ki kolayca yanarlar, vicdanı sızlamaz. Otel odalarının, kirli pencerelerin, tenha şehirlerin… Hiç unutmuyorum. Biliyordunuz tabii: Kan lekesi öyle kolay çıkmaz ama…