Kategori: BirGün Yazıları

BirGün gazetesi pazar ekinde yayımlanan köşeyazıları

Emre Aköz’e Açık Mektup

Sevgili Emre Aköz, Pardon, sevgisiz diyecektim. Zira kötülüğünüz artık yüzünüzden akıyor, bir şeyleri sevebileceğinize inanmıyorum. Gerçi sorun yok, ben de sizden hazzetmem zaten, adınızı anmak istemem fakat son günlerde öyle şeyler yazdınız ki düşünmek zorunda kaldım. Öfkeli sayılmam ama yazılarınızı…

Kalb İbresi ve Apollinaire Sansürü

Yashasin tabe yani! Turkche olimpiyadlarımız bashladı. Daha otesi warmı. Yanlız memlekette degil, Turkche artıq bütün dünya da deliler gibi qonuşuluyor! Nasıl ama; Tertip Heyeti’nde (tertip de, heyet de Arapça), Ömer Asım Aksoy’un Dil Derneği’nden kimsenin bulunmadığı (fakat Zaman, Samanyolu, Türk…

Hikâyeden Çocuk… On Beş Yıl…

İnsanların, sayfaların arasında bir yerlere selam çakmayı edebiyat sandığı; sürekli göndermelerle örülü sözde şakacı metinlerin zekâ hanesine kaydedildiği; iki roman okuyanın, üçüncüsünü ele geçirdiğinde bir paragrafa çarpılmak marifetiyle metni ‘kült’ ilan ettiği; yetmiş milyonluk ülkede şiir kitaplarının beş yüz, düzyazıların…

Türkiye’nin Yüzde Kaçı Aptal?

Ülkemizin aptal olan % 58’inin derdine deva bulunamadı. Cahilliği meşru gösterip demokratlık adına bayağılığa methiyeler düzenlerle derdimiz baki, tamam. Fakat “diğer tarafta” da bir tuhaf kibir, anlamsız savunma ve yadırgatıcı korku var ki olur şey değil. Evet Ahmet Altan’ın bazı…

Neden Böyle Oluyor?

Neden, hiç bıkmadan usanmadan bütün gün, lig maçı olmasa da hafta ortasında oynadıkları geleneksel halı saha maçını; yeni transfer haberleri gelmese de herhangi bir vakitte oynanmış herhangi bir maçın o bitmez tükenmez yorumunu konuşan birtakım kişiler, “yüzbinlerce insan gidip bankalardan…

Küçük Şeylerin Yanlışı

Bu aralar her yerde duyduğum o şarkı; şen şakrak, şıkıdım bir şey. Zaten her yerde duyulması için de bunlar yeter şart. Kim söylüyor, ne demek istemiş, kime, niye, nereden söz alınmış; bunlar dert değil. Yaza damgasını vurur mu, ‘geceler’de çalınır…

Bir Rüyanın Peşinde: Gece Güzelliği

Nereden baksan iki yıl… Kimi öykülerin ilk satırlarını iki yıl önce yazmışım. Hep karanlıkta kalmış sanki. Nasıl yazdığımı, neden yazdığımı bilmediğim küçük öykücükler. Arasındaki farkı bilmeme rağmen öykü değil, hikâye demeyi daha çok seviyorum. Nereye varacağını göremiyordum ucunun ama olsun,…

Basınımızda Bir Abazan

Bela eksilmiyor. Bir tane daha: Engin Ardıç geçen hafta yazdığı “Bacı” başlıklı yazısıyla basınımıza abazan ergen jargonunu taşıdı. Evet devrimcilik – cinsellik ve bacı retoriği üzerine çok şey söylenebilir fakat Ardıç, ileri demokrat üslupla yazmış yazısını. Oku kus yani! O…

Nâzım ve Atatürk

O programı izlemiştim; Beyaz ve Zülfü Livaneli. Bir genç kız arıyor. Zülfü Ağbi, diyor, sizi babamdan öğrendim, Atatürk’ü ve Nâzım Hikmet’i sizden; her sabah babamı, Güneş Topla Benim İçin diye uyandırırdım… Hikâye hüzünlü, sonrasını anlatmayayım. Yolun başında hepimiz, sol değerler…

Ergin Günçe İçin Birkaç Kelime…

Gencölmek diye bir kitap çıkarırsın, ne garip, gencecik ölürsün sonra da. Bu iş, acı ama böyledir işte; bazı adam yazdığı şey olur sonunda. Sonra bir gün bir şair dostun (Gökçenur Ç.’nin) kızı olur, onun adında başlar yaşamaya. İlerde bir gün…