Kategori: Güncel

Havadan, sudan…

Mayıs ayı kitap kulüpleri

Akademi Nar, baharda da büyük edebiyatın peşinde… * Geçtiğimiz yaz ortasında başlayıp büyük ilgiyle karşılanan kitap kulüplerimiz mayısta da iki kitapla Mecidiyeköy ve Moda’da devam sürecek. Kitap kulüplerimiz de tüm atölyelerimiz gibi dolu dolu geçecek ama bu kez kısacık, üç saat süren,…

Yaratıcı Okurluk, 74. dönem…

Akademi Nar’ın klasiklerinden Yaratıcı Okurluk, piyasadaki tüm “yaratıcılıkların” aksine okurluğu öne çıkarmaya 2019 yılında da devam ediyor. Yaratıcı Okurluk, 71. dönemiyle  yaşında! 19, 26 Haziran, 3 ve 10 Temmuz, Çarşamba günleri, 19 – 22 saatleri arasında, Mecidiyeköy’de, Akademi Nar’da yapılacak. Daha detaylı bilgi için: yaraticiokurluk@gmail.com – 0542…

Dünya Evi, nisanda!

Fethiye’de gittikçe unutulan bir yaz akşamında huzur. Aylası kelimelerin. O nefis Bedri Rahmi Pasajları; öyle yerler yok ama olsun, yine de o pasajları… Alev alev yanan yaralı geyik bakışları. Sarhoş gururları. Sana emanet ettiğim nefes. İnce bilekler… Tevfik Fikret’in penceresinden…

Kadın

Bugün bahar. Üçüncü cemre toprağa düştü. Ateş parçasıdır cemre… Şimdi artık deniz kıyılarında sabah vakitleri inceden duman, gün ışıdıkça göğe dağılır. Kış karanlığında değil şimdi sabahlar; temiz, aydınlık… Erken doğan gün, geç batar. Sahi gün nereye batar, nerelere çekip gider…

Mart Ayında Kitap Kulüpleri…

Akademi Nar, yeni yılda büyük edebiyatın peşinde, yolunda ilerliyor. * Geçtiğimiz yaz ortasında başlayıp büyük ilgiyle karşılanan kitap kulüplerimiz Mart ayında Mecidiyeköy’de devam edecek. Kitap kulüplerimiz de tüm atölyelerimiz gibi dolu dolu geçecek ama bu kez kısacık, üç saat süren, birçok kitabın…

“Hayatın Yaratıcı Gücü Çıkmazdan Doğar…”

Neden “Sıfır” diye çok sordular sana söyleşilerde. Ben soruyu onunla sınırlamak istemiyorum. İlhan Berk “harfler gibi bireylerdir sayılar, biçimleri de adlarıdır” diyor. Sıfırın içine her şeyi alması, yutan bir sayı olması; herhangi bir edimle yan yana yazıldığı zaman, biçim olarak…

Geçen, yıllar olsun…

Ayakkabı boyatmaktan hiç hoşlanmam. Ne o öyle lord gibi; bir ayağını büküp adamın sandığına koyarsın, öteki ayağında haşmet, hani bir de ellerin belinde olsa tam olacak! Kralları sevmem, onların uşakları olur, bizimse dostlarımız… Hiç tanımadığım birinin, ekmek parası için karşımda…

başıma bir şey gelmeyecekse…

Başıma bir şey gelmeyecekse aşırı Didem Madak sevgisinden sıkıldım mesela, şairlerin Türkiye’de ölmeden, ölünce de gerektiği gibi fark edilmemesinden sıkıldım. Neden olmasın, sıkılamaz mı insan, böyle bir hakkı yok mu? En azından şimdilik var, değil mi; tamam işte, o hakkı…

Yaz Tarifesi, Yeniden…

On yıl olmuş. Gencecik bir adamın, hayatın orta yerinde birden yapayalnız kalışının şiirleri.. Baktığımda şimdi ne çok ben, baktığımda şimdi, ben değilmişim gibi… Her şey burada yazılıdır… Yaz Tarifesi, 2. kez…   * “yaz. sakız reçeli. tren penceresi. kırmızı gömlek.…

Gece Güzelliği, Yeniden…

Yedi yıl sonra, üçüncü baskı. Öyle yüzbinlere ulaşmadı, öyle bir ayda otuz baskılar falan… Öyküler değil üstelik bunlar, hikâyeler. Anlatı ya da metin de değiller, yazılar bunlar… Alnımıza, içimize, bir yerimize yazılmış olanlar. Anlatmasaydım delireceğim değil, anlatmazsam ölürdüm diyeceklerim. Zaten…