Kategori: Güncel

Havadan, sudan…

Yaratıcı Okurluk Mart Programları…

“Yaratıcılık, titizlikle düşünülmüş taklitlerden başka bir şey değildir.” – Voltaire Benzerlerinden çok daha farklı içerikle, Türkiye’de ilk kez Gümüşlük Akademisi – İstanbul Arnavutköy’de gerçekleştirilen, daha önce Antalya, Ankara, İzmir ve Eskişehir’de yoğun ilgiyle karşılanan Yaratıcı Okurluk Atölyesi, bugüne dek 700’e…

“Hayatın Yaratıcı Gücü Çıkmazdan Doğar…”

Neden “Sıfır” diye çok sordular sana söyleşilerde. Ben soruyu onunla sınırlamak istemiyorum. İlhan Berk “harfler gibi bireylerdir sayılar, biçimleri de adlarıdır” diyor. Sıfırın içine her şeyi alması, yutan bir sayı olması; herhangi bir edimle yan yana yazıldığı zaman, biçim olarak…

Geçen, yıllar olsun…

Ayakkabı boyatmaktan hiç hoşlanmam. Ne o öyle lord gibi; bir ayağını büküp adamın sandığına koyarsın, öteki ayağında haşmet, hani bir de ellerin belinde olsa tam olacak! Kralları sevmem, onların uşakları olur, bizimse dostlarımız… Hiç tanımadığım birinin, ekmek parası için karşımda…

başıma bir şey gelmeyecekse…

Başıma bir şey gelmeyecekse aşırı Didem Madak sevgisinden sıkıldım mesela, şairlerin Türkiye’de ölmeden, ölünce de gerektiği gibi fark edilmemesinden sıkıldım. Neden olmasın, sıkılamaz mı insan, böyle bir hakkı yok mu? En azından şimdilik var, değil mi; tamam işte, o hakkı…

Yaz Tarifesi, Yeniden…

On yıl olmuş. Gencecik bir adamın, hayatın orta yerinde birden yapayalnız kalışının şiirleri.. Baktığımda şimdi ne çok ben, baktığımda şimdi, ben değilmişim gibi… Her şey burada yazılıdır… Yaz Tarifesi, 2. kez…   * “yaz. sakız reçeli. tren penceresi. kırmızı gömlek.…

Gece Güzelliği, Yeniden…

Yedi yıl sonra, üçüncü baskı. Öyle yüzbinlere ulaşmadı, öyle bir ayda otuz baskılar falan… Öyküler değil üstelik bunlar, hikâyeler. Anlatı ya da metin de değiller, yazılar bunlar… Alnımıza, içimize, bir yerimize yazılmış olanlar. Anlatmasaydım delireceğim değil, anlatmazsam ölürdüm diyeceklerim. Zaten…

Veli’nin oğlu…

Veli’dir… Veli’nin oğluyum der şiirinde. Uçak kiralayıp Bizans eskisi bu şehrin tepesine şiir yazılı kâğıtlar atmak, rakı şişesinde balık olmak isteyen; biraz patlak gözlü, çok zayıf, deli adam. İçindeki diğer şairin adı Mehmet Ali Sel, çevirmense Adil Han (Adilhan’da askerlik…

Onur Caymaz – Suat Duman, Edebiyat Üzerine…

S. DUMAN: Bir dönemin dergiciliğinde veya edebiyat dünyasında yazarlar bir masa etrafında oturup konuşuyorlardı, güdümlü bir söyleşi tarzı değildi, edebiyatçı sohbetleri vardı. Uzun süredir bunlardan epey uzak bizim yayıncılığımız; öyle olsun istiyorum, sohbet edelim. Bu gelenek kitap ekinde olur veya…

Herkes Yalnız’a dair Lacivert söyleşisi…

Nurşen Güllüoğlu: Genel olarak, bir öykü kafanızda nasıl şekillenir? Ani gelen bir ilhamla kalemi alıp hemen yazmaya mı başlarsınız, yoksa uzun gözlemler sonucunda mı ortaya çıkarırsınız? Onur Caymaz: Eskiden ilhama inanırdım. Bir çakımla başlayan ve kendini götüren, sonra da bitince,…

Herkes Yalnız, Varlık Röportajı

Röportaj: Fatma Yeşil Varlık, Ocak, 2016 Kitap “Alice ile Nuri” adlı öykü ile başlıyor. Öykünün sonuna eklediğiniz nottan (1999-2014) ve “1999 yılında başlayan hikaye, on beş yıl sonra, bir yılın son günleri kağıt üzerinde birikmişti.” cümlesinden hareketle; bu öyküyü on…