Kategori: Şiir

Şiir kitaplarından seçmeler…

40 yaşıma!

40 kırk, ardıymış dağın, henüz eteğine varmadım kırk diye mesela, karanlık bir çatı merdiveni en azından masaldı kırk, çok geç anladım aşk neredeydi, oteller nerede; kırktım artık, İsmet Özel bu yaştayken oldu her şey bense en azından, hâlâ buradaydım bir…

Nar Küçükken…

Nar küçükken kirpikleriyle bakıyor uyurken yıldızlara Nar küçükken salıncakta kuğu seviniyor çocuklara Nar küçükken biraz kalıyor tabağında azıcık da yoksullara Nar küçükken deli dolu bir gül dalı dalıyordu bulutlara Nar küçükken her şey küçüktü, dünya uzanıyor uzaklara Nar küçükken büyüyor,…

Geçip Giden Yaz İçin Övgü

  yaz bitti sevgilim anneler güzelliğini hatırlar babalar düştükleri yeri çocukların sende mavi pencere bende kırmızı kapı ne yapalım böyle, gitti çarşıda askerler, çorbacılar ferah perdede titreşen acemi şarkı alıngan vapurlarla yaldızdan kasımpatı kelimeler bile bitti, söylenmemişti suların genci bitti,…

Yarın, Savaşta!

tartışmıyorum ayın güzelliğini seninle kör nakkaş mürekkepte boğuldu dün çekilip gitti güzden kuru saçaklar keskin beyaz bıçaklar geldi birden vadide, sisler içinde baş eğdi kule delip geçildi kumaşı gökyüzünün kara tutuşmuş servi ağırbaşlı ihtiyar salgınlar başladı ve gencecik ve yeniden…

Nar Küçükken…

  Nar küçükken kirpikleriyle bakıyordu uyurken yıldızlara   Nar küçükken salıncakta bir kuğu seviniyordu çocuklara   Nar küçükken biraz kalıyordu tabağında az bir şey de yoksullara   Nar küçükken deli dolu bir gül dalı dalıyordu bulutlara   Nar küçükken her…

Ağır Şaman

1 üşüdün fakat soğuk değil uyu; geçecek uyuyunca aydınlık, ışıksız seslerdir dünya, biz yokuz 2 üşüdün de kış değil kaybolmuş kelime cümlede ağacın esmeri takıyor maskesini yaz var, yangın var her şeyde susalım, ses etme! 3 kayarken ayağının altında zaman…

Yazmalar…

  1 fulya tamam bir sırma kemer ne yapsaydım ya satın almadım çiçek tezgâhında sızlayan incelik parayla satılan güzele inanmadım geçtim öylece, evvel zamandım 2 sarı tokalıdır, deridir, örgüsü tuzdan dönüp dolaşır kırık bileğimi öpüşüyorduk apartman aralığında söylerim hep çok…

Bıyıklarım Var

  denize bakan evlerden geçen tren ilk gün gibi hapisten çıkılan ilk gün, hastaneden dönülen yanmış sokaklar bitince acı siren nasılsa kaybolmuş demir kapı kar yeni kalkmış daha beyaz bak işte: izinli pastaneler bir kadın var yanımda mil çekiyor gözlerime…

Kanatlı At Destanı

gittikçe genişleyen o sonsuz evrene inanıyorum bu yüzden uzaklaşıyoruz ya birbirimizden, buna ve her gece bir kere yüzünden öpüyorum, sana; uzaya, atomların arasındaki tükenmeyen boşluğa porselen vazolara, çiçeklerden kalan soluk suya uyurken okşadığım saçlara, yataklı vagonlara; pencere kenarlarına, bomboş yollara…

Mesut Diye Bir Kanarya

mesut diye bir kanarya vardı çocukça bir şeyler gece vapurlarında ağlayarak mehtaba bakan bir evi terkedip giderken pencere önlerinde sarmaşık diye bir çiçek vardı ne bileyim çok özleyince hapishane demirlerine sarılan mesut diye bir kanarya hüzünlü bir öyküdür göğe ağan…