Kategori: Şiir

Şiir kitaplarından seçmeler…

Sirkeci’de Bahar

bu sabah çıkmış henüz elleri terli bir kelepçe soğuğu gece çayları unutmadığı tokalaşıp çıktığı bir hemşeri gardiyan içerden gözler duman yüzü esmer sokaklar bahar cigara yanığı bir adam Sirkeci’de akşamdan kalma aşk lekeleri Galata Kulesi’nde bu sabah çıkmış bir haftadır…

Leylak Likörü

  hiçbirşey…sadeceruhunuokşadımgeçenrüzgarınhüzünlüsözlerimle parmaklarımdakulaklarınnicesözsöyledimipekmendilineürktügece hiçbirşey… incecikbirportakalkokusuvurdugözlerinebakıncayüzüme menekşeyeleylağacamlıdolaptakikederiyleeriyenbirmüzikaletine ahneçokyol,neçokkırgındenizünlemi,neçokadamvarkenarındaakşamın sabahçıçocuklarınüşümüşönlüklerivoktakolalıyakaları birazayrıkaldımkırıkaynalardatıraşoldumyüzümüörseledimişte yağmurdabizeuydu,sakallıyağmur,yaşlıgözlüklübireğretilik birsaatinsedeftenrakamlarıarasındagezinengölgesipapyonlueskizamanın işeerkengeldim,otobüslerikaçırmadımhiç,buluşulacakheryerebinyılerkengittim kimseolmadıama,benheperkenvardımbiraşkınilkçıkmazsokağına birazsokaklarısevdimbirazsokaklaraaçılanpencereleri şarkısöylerkengözlerinikapayanşarkıcıları,annemisevdimbiraz yüzündekidağyollarınıparmakuçlarınıaşınmışındansözheykellerinikonuşurken konuşurkensözlerimdebirkültablasınınkırıkkenarlarını,suluboyaresimleri, birgüninceparmaklıküçükbirelgelipdüzeltecekherşeyi hiçbirşey… birleştirmeyidüşündüğümüzkitapdolaplarınısevdim yazmayıdüşündüğümyenibirromanınmimarkahramanını giysileriyamatutmadıhiçgüzünhereylülsokaklardadalınaaşıklalyaprakları adımkonulançocuklarısevdim otellersevdim,otelkatipleri, “eysizidurmadanbirşeylerlededeğiştirenler”* denizekarşıpanjurlarsevdim, vapurlardaçalışanişçilerindeniztuzukokusu benbirrüzgargülüaradımhepiçimdearamayısevdim geceleriyalnızsokaklardantekbaşına,hızlı,yavaş,farsızgidengecearabaları gecelerinhayaletgibigeçişlerinisevdim, hicranyarası rüzgarınkulağınafısıldadığımsözlerden yaktığımtütsülerden,kilisecamlardansızanbirçeykaldıellerimde banabakışınısevdimbunlareniyimsergözleridünyanın ben çok ayrılık yaşadım onun için…

Akşam Destanı

  akşamları ne kalır günlerden bilirim olsa olsa pencere önünde bir menekşe çocuktur mesela bir renkte unutulmuş kim ne bırakabilir böyle bir renge akşam diyordun işte oluyordu bir şiirde trenler gidiyordu hep bir gönül gurbetine ankara oradaydı mesela saçımı hiç…

Kesintisiz Devrim

az önce külden bir kuş sürüsü geçti üzerinden uçarak ıslak çatıların, bu geçiş söylenmeyen sözler gibiydi değişmezliğini biliyordum yaşanmışın aynı soru: ayrılık an mı zaman mı? kahvedeki yanık masa örtüsünde kupa kızı nasıl da yalnızdı az önce umut her zaman…

En Çok

-hani deniz bazen bir şey söyler…- yine de en çok kanatlar, gökyüzü kuşların yeryüzü hüzünlü; dönerek bitir bu oyunu… en çok masallara inanan çocuklar balıkçılar, mezar taşlarındaki fotoğraflar saçları mermerden şair heykelleri ya da, ama en çok inanmayı seven o…

Sevincin Ödevleri

dostum Şeref için, iyilikle… şöyle düşün; sevinç gözyaşı diye bir deyim var hüzünlü Türkçe’de sevinç ile gözyaşı, ne iyi! yanyanadır geneldegülerek bakmayı denersen evinin önünden geçen bir adam… her akşam, ağzında bir sap çiçekle şöyle düşün; ev ödevleri vardır ilkokulda…

Kalbimi Yaktım

 üzerime yüreğimden başka bir muska takmadan…* biraz anlamak için eski yerlerde durdum, bazı mahalle kahveleri –eğri bir yağmur sokaklar– kaç viran bağ, alkol, biraz mimozalar kaybettiğim anlamı bulmaya çalışırken kalbimi yaktım. eriyen bir gemi sulara karıştı. iyiydi biraz, sarı tütüne…

Çiçeklerden Bir Yaz Akşamı

eski bir kızdır ve her şey böyledir bir körfez umudu keser hep gemilerin yok saydığı bir denizden kör bir çiçekçi kızdır toplar rengini hiç bilmediği bahçelerden kendini toplar hep çiçektir sapına kadar sunar dünyaya bize ve görmediği her yere kör…

Şarkıfelek

hüznün ilk günlerinde, ümit’e ve akif kurtuluş’a onlara benzeyerek… işte böyle çarkıfelek kepenkler yavaşça indirilir yankılanır handa klarnet sesi rakı böyle terler çay bardağında zeytin mutsuzdur domates yaz gülü anasonla ıslanır gazete haberleri fesleğen acıdan konuşur çocuklar acıdanbu kehribardır bu…

Mesut Diye Bir Kanarya

mesut diye bir kanarya vardı çocukça bir şeyler gece vapurlarında ağlayarak mehtaba bakan bir evi terkedip giderken pencere önlerinde sarmaşık diye bir çiçek vardı ne bileyim çok özleyince hapishane demirlerine sarılan mesut diye bir kanarya hüzünlü bir öyküdür göğe ağan…