Kategori: Uncategorized

Nisan 2020 – Korona Günlerinde Online Edebiyat

Akademi Nar, herkesin korona virüsü dolayısıyla evlerine kapandığı günlerde hem perşembe akşamları Onur Caymaz’ın herkese açık edebiyat sohbetleri, hem Instagram’dan duyduğu cumartesi şiir matinelerini gündeme getirirken online atölyeler dönemini de başlatmış bulunuyor… * 2018 yılı yaz ortasında başlayıp büyük ilgiyle karşılanan edebiyat…

Mart 2020 – ONLİNE SEMİNERLER

Akademi Nar, yeni yılda da bu kez çevrimiçinde, büyük edebiyatın peşinde… * 2018 yılı yaz ortasında başlayıp büyük ilgiyle karşılanan edebiyat seminerlerimiz son günlerin karantina havasında internet üzerinden, daha geniş katılım fırsatıyla devam ediyor. Tüm atölyelerimiz gibi dolu dolu geçecek ama bu kez kısacık, üç…

Söyle Juliet Sana Ne Yaptım..

  Ajanstaki yorgun sabahları hiç unutmadım, kedi Marlik bir yandan miyavlar, bahçemize yukarıdaki bankadan sabahın köründe gelip o gözlüklü kel bey karate – meditasyon yapar, ben de boyuna yazılmış tüm yazıların üzerinden yeniden, yeniden ve yeniden geçerdim ki kitaba girecekler……

Ahmet Erhan Rapsodisi

mavi treni bir başına arşınlayan adam portakalın kokusu Mersin Garı’nda Cunda’da bir yaz masası Ahmet Erhan zeytindeki kekik, kerat cetveli devrimin kavimsiz peygamber, kreponsuz çocuk bayramı sarhoş martısı Deniz’in, nane likörlü votka Cihangir’de yalnız iki şairdik Ahmet Erhan kitaplığın önünde…

Bir Fotoğraf Makinesi: Haldun Taner

İstanbul’da, Anadolu yakasında yaşayanların bildiği cümledir: “Haldun Taner’de buluşalım.” Balık ekmekçiler, vapur dumanları, çiçekçiler, büfeler arasına sıkışmış Kadıköy Meydanı’nda, insanlar ertesi gün buluşacakları yeri kararlaştırırken sıklıkla duyarsınız. Sahildeki o küçük tiyatro kastedilir: Haldun Taner Sahnesi. Değil mi ki yazar, insanları…

Hatırla Barbara, Yağmur Yağıyordu, Dördüncü Baskı İçin…

Rappelle-toi Barbara Il pleuvait sans cesse sur Brest ce jour-là… Şarkı böyle başlıyor… “Hatırla Barbara, o gün hiç durmamacasına yağıyordu yağmur Brest’e…” Devam ediyor: “ve sen o yağmurun altında gülümseyerek yürüyordun ışıl ışıl…” Böyle söylüyor usta Prevert’in şiiri. İlk duyduğumdan…

Herkes Yalnız, üçüncü baskı…

Hep aynı geçen günlerin ortasında, 2015 kışında, artık yazamadığım Sıfır’ın zaten berbat bir kitap olduğunu, altından kalkamayacağımı düşündüğüm, bir tanem Aslıhan Türel’in bana arada derede bir gün Yeniköy’de rakı içerken anlattığı çok can yakıcı bir hikâyenin peşine düşmüştüm… Öyle başladı…

kış için gece müzikleri

1 bizden doğacak küçüğün masalını yazarken haç oluyor kilisenin çatısında martı ile rüzgâr 2 üst üste orta kahve, şiir, çay, ıhlamur sana durdum gecelerce annesiz, yalansız 3 değmez diyordum, söz vermiştim kendime bir daha şiir yazmayacaktım hiçbir kadına 4 en…

Sıfır…

* Çünkü uzun zaman, geceleri hep erkenden yattım. Çünkü hiç sevmiyordum, çok seviyordum çünkü. Çünkü kadınlar yollardan geçerken bana bakıyorlardı ve memelerini birbirinden ayıran çizgide ışıltılar vardı. Çünkü herkes, tüm kitapları okumuştu, herkes her şeyi biliyordu, bana okunacak bir şey…

0. Merhaba

  Birinci bölümü çok uzun sürmüştü, bir yıl civarında. Ne olacağını bilemiyordum çünkü. İkinci bölüm başladığında arka odada, daha Nar üç günlüktü. Aslında öncesi de var ama o kadarını saymıyorum, yoksa on yıl eder, ezilirim altında. Sonrası o kadar hızlı…