Herkes Yalnız…

Alice, Harika Han, Çınarlı Palas…

Varşova, ’87 kışı, Kieslowski…

Çok âşık olanlar; minibüs kazaları, sonraki yazlar, çok sonraki…

Homeros, armut memeli Helen, şerefsiz vatoz, Susuz Dede, leylak gülü…

İsa Mesih, Mahir bıyıklı amca, beyaz yakalılar, kara gömülü kahveler. Gezi Parkı’nda polis Kadri, kirli küvet, “simit sat onurlu yaşa”, kırılan banka camı…

Sonra 1996 yılı, üç polis muhabiri: Özgür Gündem’den “kirpikler güzeli” Serdem, Milliyet’ten Funda ile Aslı ve ölü bir sahaftan kalanlar. Üniversitenin bahçesi, evladından haber alınamayan babalar, “küsüp de dağda gezenler”… Çöp evler, Oktay Akbal, Beşiktaş çarşı, midye kabuklarındaki güneş… Öğrenci yurtları, örgüt evleri, baskınlar, yalnız yaşayanlar, naneli sigara, Büyükada… Yoksul ayakkabı, gece radyosu, Nâzım’ın güzelim gözleri… Hatta mırra, “sekkiz”, beyaz çorap ve diğerleri…

Benden çıktı artık Herkes Yalnız, sıra sizde şimdi…

http://www.idefix.com/kitap/herkes-yalniz-onur-caymaz/tanim.asp?sid=ONKT3BPXHY5Y2JOZRKPQ

herkesyalnız son kapak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir