Kalp ve Ten Acısı

Serdar Güven
Zaman Kitap

Onur Caymaz, son yılların en üretken genç şair ve yazarlarından biri. Kah ve Rengi ile Bak Hâlâ Çok Güzelsin adında iki şiir kitabı, Ezilmiş Leylaklar Kitabı ve Sanki Yarın Nisan adlı iki öykü kitabı ile Seni Hatırlatan Yıldızlar adını taşıyan bir de romanı bulunan Caymaz, Kalbin ve Tenin Bütün İstekleri adlı yeni öykü kitabıyla okurun karşısına çıkıyor.

Son yıllarda daha çok öykücü ve romancı kimliğiyle öne çıksa da edebiyata şiir yazarak başladığı için daha çok şair kimliğine vurgu yapılan Caymaz, yeni öykü kitabındaki kahramanların tümünü dolaylı ya da dolaysız bir şekilde şiirle buluşturarak, bazen de öykü kahramanları aracılığıyla kimi şiirlere ve kitaplara atıfta bulunarak okurunu şiir ve düzyazı arasındaki ara bir bölgeye çağırıyor sanki. Şiir yazan, şiir çevresinde bulunan ya da cebinde bir şiir kitabıyla yol alan öykü kahramanları Caymaz’ın öykülerinde karşımıza sıkça çıkıyor. Bu açıdan denilebilir ki, Kalbin ve Tenin Bütün İstekleri yazarının şair kökenini fazlasıyla açık eden, hayat ve şiirle derdi olan kahramanların öne çıktığı bir kitap.

Onur Caymaz’ın bu dertlerle biçimlenen yeni öykü kitabı Kalbin ve Tenin Bütün İstekleri yedisi kısa olmak üzere ile pekala kısa bir roman olarak da okunabilecek yüz iki sayfalık upuzun bir öyküden oluşan sekiz öykü barındırıyor içinde. Bu kitabında kalbi ve teni acıtan meselelerden yola çıkıyor Caymaz. Ömer Lekesiz’in kitabın arka kapağına yazdığı tanıtım yazısında da belirttiği gibi, sürekli bir biçimde gerginliği duyulan “ikiz bir isteği” var kitabın. Masumiyet çağrısı ile kötülük çağrısı, uzaklık ve yakınlık, geçmiş ve bugün, aşk ve nefret, en nihayetinde iç ve dış arasındaki gerilim bu kitabın asıl meseleleri olarak öne çıkıyor. Bu ikiz istek, öykü kahramanlarının dıştan çok içe saplanmalarına, iç dünyanın ağırlığıyla boğuşmalarına sebep oluyor.

Bu boğuşmanın kökenlerine yakından bakınca kitabın derdini de daha iyi görmeye başlarız kanımca. Onur Caymaz’ın bütün öykü kahramanlarında çocukluk bütünüyle kötü bir hatıra olarak yer buluyor kendine. Nitekim, kitaba adını veren öykü “İçinde sadece bir tırnağın acısı, çocukluğundan bugüne kalan” şeklinde bitiyor. Kitabın upuzun öyküsü “Gökyüzü Sineması”nda ise, amcasına “Nasıl çocuklardınız?” diye soran yeğeninin sorusunu, öykü kahramanı “Bizimki [çocukluğumuz] hiç geçmedi ki” şeklinde cevaplıyor. Görüldüğü üzere, iç dünya, hiç geçmediği düşünülen çocuklukla, onun verdiği veya biçimlendirdiği acıyla sarmalanıyor Caymaz’ın öykülerinde. Öykü kahramanları büyük bir istekle hayata katılmak istedikçe, iç dünya, dışa katılmayı engelleyen, durduran bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu ikiz istek, Caymaz’ın öykülerinde, öykü kahramanlarının giderek kendi içlerindeki çatışma alanına saplanıp kalmalarına, bir iç uğultuyla sarmalanmalarına neden oluyor çoğunlukla. Nitekim, “Gökyüzü Sineması” adlı öyküsünün kahramanı, “İkinci cemre düştüğünde çıkmıştık içeriden” dedikten sonra şöyle devam ediyor: “İçerden çıkmak bitmiyordu hiç”.

Kitabın adına da taşınan bu çatışma Onur Caymaz’ın kimi öykülerinde, bu içerikle birebir örtüşen bir form da buluyor kendine. Örneğin, birinci tekil anlatımla başlayan “Gökyüzü Sineması” adlı öykü, öykü kahramanının ruh dünyasındaki çatışmaya paralel olarak ikinci çoğul anlatıma evriliyor zaman zaman. Ben’in tek bir unsurdan oluşmadığının, aksine bir çok ben’den söz edilebileceğinin güzel bir örneği bu öykü. Kahraman, giderek asıl benliğinin hangisi olduğunu unutacak ve ten, kalbe yeni bir yük bırakacaktır ister istemez. Caymaz, tam da zihinde oluşan bu yarıktan ilerleyerek, hayat ve kurgu arasındaki dengede iyi öyküler anlatmaya başlıyor.

Kalbin ve Tenin Bütün İstekleri’nde, kapağından biyografisine, editör ve düzeltmen bilgilerine kadar okuruyla bir oyuna soyunuyor Onur Caymaz. Öykü kahramanları, Caymaz’ın yeni öykü kitabının kapak tasarımcısı, editör ve düzeltmeni olarak karşımıza çıkıyor en nihayetinde. Böylece, kitabın ikiz isteklerine, yazarın kendisinin de eklendiği yeni bir istek ekliyor Onur Caymaz. Hayat ve kurgu arasında yeni bir oyuna soyunuyor yazar. Kalbin ve tenin acısını unutmadan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir