Kesintisiz Devrim

az önce külden bir kuş sürüsü geçti
üzerinden uçarak ıslak çatıların,
bu geçiş söylenmeyen sözler gibiydi
değişmezliğini biliyordum yaşanmışın

aynı soru: ayrılık an mı zaman mı?

kahvedeki yanık masa örtüsünde
kupa kızı nasıl da yalnızdı az önce
umut her zaman bir yol bulur denir
maça valesi vardı birisinin elinde

aynı soru hep, yaman eşkıya:
hayat neden kirlenir?

bunlar da eski günlerimdi benim
yalnız sabahlarım, dost olduğum kuşlar,
otelin isli lambası, sokakları unutmadım,
askerdeyken mektuplar alırdım rüzgârdan
o kağıt gemiyi unutmadım, istasyonu
küçük ama güzel bir nottaki imla hatası
neden ama neden, zorlu eşkıya!
nasıl görülürdü bir körün rüyası

az önce yaz, unutulmuş bir kadın resmiydi
geçip gitti her şey, bir orta çağdan geçip gittim,
kesintisiz bir devrimdi aşk ve uçurtmalar
soylu eşkıya! gurbetin akşamlarına benzerdim
hep aynı soru, yoruldum artık yok mu sonu
sonra, kesintisiz bir devrim gibi
cevabın yakıcılığı,

cevabın yakıcılığı…

güz 2008
maslak

Yaz Tarifesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir