Sirkeci’de Bahar

bu sabah çıkmış henüz elleri terli bir kelepçe soğuğu gece çayları unutmadığı tokalaşıp çıktığı bir hemşeri gardiyan içerden gözler duman yüzü esmer sokaklar bahar cigara yanığı bir adam Sirkeci’de akşamdan kalma aşk lekeleri Galata Kulesi’nde bu sabah çıkmış bir haftadır…

Selim İleri’nin Daktilosu

A: A harfiyle başlar. Doksan yaşını aşkın bir daktilodur, gecelerce siyah…Son şeridi de bittiğinde yenisini satın alabileceği bir yer bulamazsa, bir daha kullanılmayacak. Kalıverecek öyle, kaza geçirmiş bir eski dost gibi… İkinci harfi Z’dir… İlk harfle, son harf; iki tuş…

Edip Cansever’in Daktilosu

gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk hiç bir yere gitmiyor -edip cansever- a: bedesten günleri , yanık saraylar (sevim burak’ın kitabı, belki bir sonbahar hiç tanışmadığı) b: meydanda gezerken kırılmış bir güvercin geliyor yanına, mevsimleri hep kıştır, saçlarında eskiden çalan…

Leylak Likörü

  hiçbirşey…sadeceruhunuokşadımgeçenrüzgarınhüzünlüsözlerimle parmaklarımdakulaklarınnicesözsöyledimipekmendilineürktügece hiçbirşey… incecikbirportakalkokusuvurdugözlerinebakıncayüzüme menekşeyeleylağacamlıdolaptakikederiyleeriyenbirmüzikaletine ahneçokyol,neçokkırgındenizünlemi,neçokadamvarkenarındaakşamın sabahçıçocuklarınüşümüşönlüklerivoktakolalıyakaları birazayrıkaldımkırıkaynalardatıraşoldumyüzümüörseledimişte yağmurdabizeuydu,sakallıyağmur,yaşlıgözlüklübireğretilik birsaatinsedeftenrakamlarıarasındagezinengölgesipapyonlueskizamanın işeerkengeldim,otobüslerikaçırmadımhiç,buluşulacakheryerebinyılerkengittim kimseolmadıama,benheperkenvardımbiraşkınilkçıkmazsokağına birazsokaklarısevdimbirazsokaklaraaçılanpencereleri şarkısöylerkengözlerinikapayanşarkıcıları,annemisevdimbiraz yüzündekidağyollarınıparmakuçlarınıaşınmışındansözheykellerinikonuşurken konuşurkensözlerimdebirkültablasınınkırıkkenarlarını,suluboyaresimleri, birgüninceparmaklıküçükbirelgelipdüzeltecekherşeyi hiçbirşey… birleştirmeyidüşündüğümüzkitapdolaplarınısevdim yazmayıdüşündüğümyenibirromanınmimarkahramanını giysileriyamatutmadıhiçgüzünhereylülsokaklardadalınaaşıklalyaprakları adımkonulançocuklarısevdim otellersevdim,otelkatipleri, “eysizidurmadanbirşeylerlededeğiştirenler”* denizekarşıpanjurlarsevdim, vapurlardaçalışanişçilerindeniztuzukokusu benbirrüzgargülüaradımhepiçimdearamayısevdim geceleriyalnızsokaklardantekbaşına,hızlı,yavaş,farsızgidengecearabaları gecelerinhayaletgibigeçişlerinisevdim, hicranyarası rüzgarınkulağınafısıldadığımsözlerden yaktığımtütsülerden,kilisecamlardansızanbirçeykaldıellerimde banabakışınısevdimbunlareniyimsergözleridünyanın ben çok ayrılık yaşadım onun için…

Akşam Destanı

  akşamları ne kalır günlerden bilirim olsa olsa pencere önünde bir menekşe çocuktur mesela bir renkte unutulmuş kim ne bırakabilir böyle bir renge akşam diyordun işte oluyordu bir şiirde trenler gidiyordu hep bir gönül gurbetine ankara oradaydı mesela saçımı hiç…

Kesintisiz Devrim

az önce külden bir kuş sürüsü geçti üzerinden uçarak ıslak çatıların, bu geçiş söylenmeyen sözler gibiydi değişmezliğini biliyordum yaşanmışın aynı soru: ayrılık an mı zaman mı? kahvedeki yanık masa örtüsünde kupa kızı nasıl da yalnızdı az önce umut her zaman…

Burjuva (mı) Kemal?

Şairin, Mustafa Suphi ve yoldaşlarının Karadeniz’de, dönemin Abdullah Çatlılarından Yahya tarafından öldürülmesine dair yazdığı şiirin, Türkiye’de basılan kitaplarda sansürlenen (en azından benim tespit ettiğim kitaplarda sansürlüdür) Burjuva Kemalli kısımlarıyla birlikte tam metni… -ta ata aa ta ta ha ta tta ta…

Gece Güzelliği – Hürriyet Keyif Eki

Söyleşi – Fotoğraflar: Çağlayan Çevik Aslında bir roman hazırlığında olduğunu biliyorduk, ancak Gece Güzelliği’yle buluştun okurlarınla. Muhakkak bir sebebi var, nedir Gece Güzelliği’nin öyküsü? Evet, aslında bir 12 Eylül romanı yazıyordum ve bütün vaktimi buna ayırmıştım. Sonra bir şeyler oldu,…

Doğru tek değil ama vicdan tek… Gece Güzelliği.

Söyleşi: Canan Hatiboğlu – En klişe soruyla başlamak istiyorum: Neden yazıyorsunuz? En klişe cevabı vereyim: “Yazmasam deli olacaktım.” Sait Faik’in Haritada Bir Nokta’sından alınan bu güzelim cümle, çok dertliyim, öyle beter haldeyim ki yazmasam mahvolurdum makamında epeyce kullanıldı. Öykü başkadır oysa.…

Küçük İkramların Yazarı – Gece Güzelliği

Röportaj: Berat Günçıkan 1)Öykülerinizin kahramanları bugünün içinden geçiyor ve hepsinin nesnelerle kurduğu ilişki nesnelere hayat katmak, onların seslerini dinlemek üzere…  Hatta daha ilk öyküde, “Küçük ikramlar”da iki fincanı dillendiriyorsunuz. Eşyanın ruhu bugünün hayatında neye karşılık düşüyor? İnsanın eşyayla ilişkisi, insanla…

Tarafgir Öyküler – Gece Güzelliği

Öykü edebi türler arasında belki de en müşfik olanıdır. Romanın aksine bir öyküye kahraman olabilmek için kocaman bir maceranın içinden geçmeniz, tarihe tanıklık etmeniz falan gerekmez. Hayatınızın herhangi bir kesitiyle öyküye konu(k) olabilirsiniz. Diyelim bir öykünün kahramanı oldunuz. Sizi sorguya…

Burç – Cevat Çapan

Belki çıkar yollardan biri de bu: gözlerine bakmak sessizce, bir kıyıda uzaktan yaklaşan bir gemiyi bekler gibi, elinden tutmak o sıcaklığı ve yürümek, yürümek zamanı düşünmeden bastığın çakıl taşlarının hışırtısında. Hep söylerdin eskiden, biraz zaman tanısak belleğe, güzel bir unutuluşa…

Deli Gözüm Romain Gary

“İşte bu yüzden, durma, yaz. Ne kadar içten olursan o kadar balon sanıp alkışlayacaklardır seni.” 1975 yılında, hiç kimsenin tanımadığı, ortaya çıkmamakta da direnen Emile Ajar diye birinin, bir romanı yayımlanır: La Vie Devant Soi (bir Vivet Kanetti harikalığı olarak Türkçeye Onca…

Özdemir Asaf – Bebeğin en iyi şairi…

Süreya, önyargılarını çevresinden alıyor. Süreya ve çevresindekiler, kahvehanelerde buluşuyorlar; burada, “gönül ne kahve arar, ne kahvehane; gönül bir dost arar, kahve bahane” mekânlarda, en çok dedikodu üretiliyor ve iskence için masalara sairler yatiriliyor, sandalyelerde sairler asiliyor. Süreya, sözkonusu yazisinin yayinlanmasindan…

24 Nisan 1915 – Kemal Tahir

Kemal Tahir, bu kez de Çorum köylüsünün; Kavat Abuzer ile Emey kahpesinin oğlu Sülük’ün ağzından 1915 olaylarını aktarıyor, İttihat ve Terakki de nasibini alıyor: “İşte bu Yakup Cemil Bey akşam yemeğinden sonra beni çekti tenhaya… Beri bak Sülük Bey, seni…