Bıyıklarım Var

  denize bakan evlerden geçen tren ilk gün gibi hapisten çıkılan ilk gün, hastaneden dönülen yanmış sokaklar bitince acı siren nasılsa kaybolmuş demir kapı kar yeni kalkmış daha beyaz bak işte: izinli pastaneler bir kadın var yanımda mil çekiyor gözlerime…

Herkes Yalnız, Varlık Röportajı

Röportaj: Fatma Yeşil Varlık, Ocak, 2016 Kitap “Alice ile Nuri” adlı öykü ile başlıyor. Öykünün sonuna eklediğiniz nottan (1999-2014) ve “1999 yılında başlayan hikaye, on beş yıl sonra, bir yılın son günleri kağıt üzerinde birikmişti.” cümlesinden hareketle; bu öyküyü on…

Lodos

  Ortaçağda ressamlar, ne vakit harita çizecek olsa sevgilileri “hayatım şuraya da benim için bir ada çiz, o ada benim olsun” dermiş. Çocukken de öyle yapardık hep değil mi? Yoldan geçen ilk araba benim, şimdi çalacak parça senin olsun; gökten…

Mesut Diye Bir Kanarya

mesut diye bir kanarya vardı çocukça bir şeyler gece vapurlarında ağlayarak mehtaba bakan bir evi terkedip giderken pencere önlerinde sarmaşık diye bir çiçek vardı ne bileyim çok özleyince hapishane demirlerine sarılan mesut diye bir kanarya hüzünlü bir öyküdür göğe ağan…

Remzi Kitap Gazetesi, Söyleşi

Herkes Yalnız adından başlamak istiyorum öncelikle. Hem çok sade hem çok derin. Öykülerinizin genel hali gibi… Ne dersiniz? Karmaşığın hoşluğu kadar basitteki güzellik de ilgi çekici. Hem sade hem derin bulduysanız sevindim. Derinliğine bir şey diyemem, okurun ve zamanın takdiri…

Herkes Yalnız – Vatan Kitap Röportajı

Çoksatar olmak beni üzer Bol ödüllü şair ve yazar Onur Caymaz, hepimizin görüp bazen başını çevirdiği bazen de unutmayı seçtiği anları, gelecek nesillere kalır umudu ve kaygısıyla “Herkes Yalnız”da öyküleştirmiş. Özlem Akalan – ozlemakalan@gmail.com Şair, öykücü, köşe yazarı, romancı, bilgisayar…

Herkes Yalnız…

Alice, Harika Han, Çınarlı Palas… Varşova, ’87 kışı, Kieslowski… Çok âşık olanlar; minibüs kazaları, sonraki yazlar, çok sonraki… Homeros, armut memeli Helen, şerefsiz vatoz, Susuz Dede, leylak gülü… İsa Mesih, Mahir bıyıklı amca, beyaz yakalılar, kara gömülü kahveler. Gezi Parkı’nda…

avm’lerde öpüşenlere şiir…

taklit ayakkabı koku yapsa bile fark etmez bağcık da var pasajda, süresiz indirim de esnaf değil brand deriz, eller cepte geçilmez kırık camlıdır, çalıntı telefon, akıllı ve ucuz helalı altgeçit, otla birlikte satılan renkli çember doğrusu şarj olsa da helalinden…

Yazarken kendime tekrarladıklarım…

Yazmak kişinin kendi başına, bağımsız yürüttüğü bir iş. Bu anlamda yazı yazmaya dair yol gösterici öğütler vermek her zaman itici geldi bana. Gelgelelim kendime yazı yazarken söylediğim şeyleri, kendi öğüt listemi burada sıralayabilirim. 1. Yazacaksan okumayı çok sev. Her şey…

Unutmabeni Sokağı

Yokuştan inince solda, göreceksin… Söyle bende ne vardı? Düz git, köprüyü geç, tiyatronun orada Balıkçılar yüz yıldır, kuşlar üç yüz Sardunya, çıkmaz sokak çiçeğim Seni lodos çarpıyordu, beni sesin Yazmalı taş fırın, şiirin kenar suları Sokak yıkıktır bağışla, çatışma vardı…

Edip Cansever’de Alkol Oranları

-Kimseler tutamaz benim bu kadehi tuttuğum gibi…- Alkol, Homeros’un bin yıllarla tanımlanan zaman öncesi deyişlerinden Ömer Hayyam’ın rubailerine, Shakespeare’nin şiirsel oyunlarından, sonelerinden, onu tertemiz bir Türkçe ile dilimize kazandıran Can Yücel’in şiirlerine, kendi deyimiyle edebiyatımızın en “kuru” şairlerinden Attila İlhan’dan…

Kısa Öykünün Uzun Tarihi

Hikâye kelimesi, Türkçeye Arapçadan gelip yerleşmiş. Kökeninde anlatma fiili bulunuyor, yani tahkiye etme… Ortada bir anlatma durumu varsa muhakkak ikinci bir kişi de gerekecektir, yani bir görüp okuyan veya ola ki duyup dinleyen. Hikâye ortaklaşmadır. Dinleyen denince hikâyenin yazılıp basılı…

Naim Dilmener ile Dünya Dönüyor…

22 Aralık 2012, Cumartesi günü 24 ayar insan Naim Dilmener ile Elmadağ’da buluştuk, kahvemizi içip Açık Radyo’ya geçtik. Dilmener’in hazırladığı Dünya Dönüyor adlı programda Gökyüzü Sineması’ndan, hayattan, edebiyattan ve güzel şarkılarımızdan konuştuk… Daha ne olsun… [soundcloud url=”http://api.soundcloud.com/tracks/72527977″ params=”” width=” 100%”…

Adası Yanıklar

i sizlere ömür erken gitti oğlum sokul evlat diye yanaştı rüzgâr bizim çocuklar dadandı iskambile balıkla çiçek arası çifte kayıklar haritada bir noktadır adası yanıklar ! yanaştı evlat bir balıkla rüzgâr arası noktadır sizlere adası yanıklar oğlum iskambile sokul bizim…

Şiir Defteri 2011 soruşturmasına cevap

*Dergileri takip ediyor musunuz? Hangi dergileri neden takip ediyorsunuz? Aradığınız ya da bulamadığınız özellikler neler? Bunlar edebiyat dergisi değil diyeceksiniz ama sürekli takip ettiğim Express ve Bir+Bir’i anmak zorundayım. Tavırları o denli yaşamın içinde ki söz konusu yayınları ister istemez…