Sevincin Ödevleri

dostum Şeref için, iyilikle…

şöyle düşün;
sevinç gözyaşı diye bir deyim var
hüzünlü Türkçe’de
sevinç ile gözyaşı, ne iyi!
yanyanadır geneldegülerek bakmayı denersen
evinin önünden geçen bir adam…
her akşam, ağzında bir sap çiçekle

şöyle düşün;
ev ödevleri vardır ilkokulda
bir de ışıl ışıl oyunlar, oyuncaklar
yalnızca dil değildir ki Türkçe
bazen küçüğünün terli sırtına
bez koyan iyimser bir anne

acıyı denedin mi hiç?
bir kadının etekleri rüzgarı uçarKadıköy İskelesi’nde

şöyle düşün;
Fuzuli’nin divanında, belki de hepsinde
ben pek bilmesem de biri söylemişti
aynı anlama gelirmiş zaman ile rüzgar
yani küçücük bir öpüşte bile
dağılıveren sevgili dakikalar

ayrılmayı denersen
tüm fallarda mutluluktan bir hale.
yanına yine de biraz telve al sen
ay doğacak hanene

belki de bunlardır:
Istanbul’u alırken -almak neyse-
üç tane atı varmış Fatih’in
en hızlısının adı Sevda
onun toynaklarıyla sökülmüş yerinden
kalbin…

hadi diyelim öyle değil.
masal olur yine de
vardır işte eğri yüzünde Fatih’in
bu Sevda, sirkte çalışan bir atmış
ömür kadar uzak bazı ülkelerde

her ayrılıkta
bir karanfil düşürürmüş ağzından
yere

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir