Yarın, Savaşta!

sav

tartışmıyorum ayın güzelliğini seninle
kör nakkaş mürekkepte boğuldu dün

çekilip gitti güzden kuru saçaklar
keskin beyaz bıçaklar geldi birden

vadide, sisler içinde baş eğdi kule
delip geçildi kumaşı gökyüzünün

kara tutuşmuş servi ağırbaşlı ihtiyar
salgınlar başladı ve gencecik ve yeniden

el verdi köye felç, veba âşıktı çocuklara
duydum, ağaçlar çürüdü geceleri sessizce

saraylar gördüm bulutlar arasında duman
kireçlenmiş sayfalar kan koktu hep

intihar, pırıltılı sürüngenler ve çan, düşümde
bir sürüydü mektubumda, çengelli iğne

bir nişan çıktı zarftan, define haritası, pusula
yol dedi her şey bana, yol ötedeydi, orada

boş kütüphanelerde gezinirken hayaletler
tartışmayacağım gözlerinin güzelliğini seninle

kördün çünkü, neftiydin, kimsesiz mağara
söyler misin niye çıplak yüzmüyorduk neden

ve merhaba, artık karsız ışıyan bahçe, merhaba
yaralısın biliyorum, savaş, yaralıyken yine de

beni düşün savaşırken yarın, beni düşün
kıpkırmızı kesilmiş ellerin avuçların kandan

kayıttan düşülmüş yaralı hayvanlar, bilirsin
daha çok saldırır avına; savaş, yaralıyken

tartışmıyorum ölümün içtenliğini seninle
gelgelelim savaş daha iyi elbette ölümden

cam yaz
Kış, 2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir