Yazar var, Yazar-kasa var!

f

Konuyu baştan beri sosyal medyada gündeme getirmeyi denedim. İşin en tuhaf ve iğreti yanı, Twitter’da görülen ve teşvik aldığını açıklayan birkaç kişi dışında kimseden ses çıkmaması ve teşvik alanların aynı çevreden olması. Ne bu kişilerin projelerinin “Türk edebiyatının gelişmesine katkıda bulunacak özgün eser” olma niteliğini kimin belirlediği konusunda bilgi var, ne de edebiyatımızı geliştirecek “projeler” üretenlerin kim olduğuna dair liste… Herkes susuyor.

Devletin sanatçısı olmaz. Sanatçı dediğin, her zaman, işin doğası gereği devletin karşısındadır. Hayat ve sanat hakikat, devlet yalandır. Zira devlet, kurum olarak sanatın özgürlüğünü her daim engellemiştir. Bir destekten söz edilecekse bakanlık telif gelirlerinin düzenlenmesiyle ilgilensin, korsan kitaplarla uğraşsın, yazar evleri kursun, kütüphaneler açsın, asıl destek bunlardır. Değilse orada emir komuta ilişkileri devreye girer, sanatın bağımsızlığı lekenir. Üç beş tane amcanın hangi eserin özgün hangisinin özgün olmadığına karar verip para ödemesi kadar korkunç bir şey düşünemiyorum. Deniyor ki film yapanlar da devletten katkı alıyor! Katkıyla bahşişin ne olduğu karıştırılıyor. Öyleyse Kültür Bakanlığı, iki erkeğin aşkını anlatan ve edebiyatımızı geliştireceği ve özgünlüğü çok açık olan bir kitaba da destek versin. Yapabilir mi? Mümkün mü merak ediyorum.
Gerçi Türk edebiyatının sol yanında çoktandır görülen bir onur sorunuyla karşı karşıya olduğumuz da açık. Sivas Katliamı’nı “otelde yangın çıkmıştı” diye haberleştiren gazetede yazan “solcu” şairden tutun da İlhan Berk ile Arif Nihat Asya anmasını birlikte yapan tuhaf kişilere dek kemik ve kalp sorunlarımız var. Tavır ve tenezzül anahtar kelimeler.
Bu projenin geçmiş yıllarda Muhafazakâr Sanat manifestosu hazırlayan İskender Pala’nın bildirisindeki maddeleri karşılayan kişilerle tertiplendiğini düşünüyor, bunun devletin kendi entelektüelini yetiştirme çabası olduğuna inanıyorum. Daha kötüsü sadece dört “şiir projesinin” desteklenmiş olması. Üstelik roman türünde kitaplar şiire göre kalın, şiir kitaplarıysa ince olduğu için herhalde, tutarların değiştiği bilgisini alabildim, buysa devletin sanata bakış açısı anlamında hayli üzücü. İnsan yazdığı kalemden utanır… Yazarlığı bu anlamda ikiye ayırıyor, yazarlara da yazarkasalara da başarılar diliyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir